bitcoin

  • Az Sermaye İle Nasıl İş Kurulur?

     

    Her ne kadar iş kurabilmek için büyük sermayeye ihtiyaç olduğu algısı yaygın olsa da, aslında düşük bütçe ile de iş kurulabilir.

    Büyük sermayelerle iş kurabilmek kendi içinde birçok avantajı barındırsa da, girişimciler düşük bütçe ile de iş kurmak durumunda kalabilir.

    Düşük bütçe ile iş kurmak başarıya giden yoldaki süreci biraz uzatabilir. Zira, düşük bir bütçe ile işe başlamak gelecekte bu işin büyümeyeceği anlamına gelmez. Nitekim, beklenmedik kapıların açılmasını da sağlayabilir.

    Bu yazımızda, az sermaye ile nasıl iş kurabileceğinizin üzerinde duracağız.

     Düzenli Gelirinizden Hemen Vazgeçmeyin

    Hali hazırda bir işiniz varsa, işinizden ayrılmak için acele etmeyin. Eğer sermayeniz varsa bunu işinizi kurmak için kullanacaksınız. Zira, hayatınıza devam edebilmek, faturalarınızı ödemek ve diğer giderlerinizi karşılamak için de paraya ihtiyacınız olacaktır. Yaptığınız girişimden hayatınızı idare edebileceğiniz kazançlar elde edene kadar, mevcut işinizden ayrılmamanız doğru bir tercih olacaktır.

    Hazırlığınızı Doğru Yapın

    Girişiminizde daha kısa bir süreçte olumlu sonuçlar görebilmek için, bilgili veya az çok fikir sahibi olduğunuz bir alana yönelmelisiniz. Fikir sahibi olmadığınız bir alanda bir iş kurmayı planladığınız zaman, öğrenmeniz gereken daha çok konu olacaktır. Bu konuları öğrenmek için hem ekstra harcamalar yaparsınız hem de daha fazla zaman harcarsınız. Bu sebeple ilgili olduğunuz konulara yönelmelisiniz.

    Ne kadar sermayeye ihtiyacınız olacağını hesaplamak için araştırmalar yapmalısınız. Firmanızı kurmadan önce, ihtiyaç listenizi belirlemelisiniz. Listenizde şirketinizi kurmak için nelere ihtiyacınız olduğunu tek tek not almalısınız. İşiniz için gerekli olan yazılımlar, programlar, altyapı, ofis ve benzeri ihtiyaçları listeleyerek, bu ihtiyaçların ne kadara mal olacağını not almalısınız.

    Gereksiz Giderlerden Kaçınmalısınız

    Öncelikle, işinizi kurma aşamasında mümkün olduğunca en az harcamayla maksimum işi yapmaya çalışmalısınız. Gereksiz harcamalardan kaçınmalısınız. Gereksiz olarak tespit ettiğiniz bütün harcamalardan uzak durarak, bütçenizi daha önemli durumlar için kullanabilirsiniz.

    İşinizin başlangıç aşamasında ücretsiz araç ve yazılımları tercih etmeniz faydalı olacaktır. Bu şekilde masraflarınızı azaltabilirsiniz. Başka bir alternatif olarak, ücretsiz olmasa da düşük maliyetli sistemleri de tercih ederek maliyetlerinizi düşürebilirsiniz.

    Nitekim, işinizi büyüttükçe kullandığınız sistemleri geliştirme şansına sahip olacaksınız.

    Reklam Ve Tanıtım Çalışmaları İçin Bütçe Oluşturun

    İşinizi kurduktan sonra da yapmanız gereken harcamalar olacaktır. Reklam ve tanıtım çalışmaları da bu harcamalarda en başlarda gelmektedir. Nitekim, işinizi kurduktan sonra tüketicilere markanızı, ürün veya hizmetlerinizi duyuramazsanız anlamsız olacaktır. Bu sebeplerden dolayı işinizi kurarken reklam ve tanıtım için ne kadar bütçe ayıracağınızı belirlemeniz gerekiyor.

    Sosyal Medya Platformlarından Ve Bloglardan Yararlanın

    İşinizi kurduktan sonra reklam ve tanıtım için bütçe ayıramıyorsanız, organik bir şekilde tüketicilere ulaşabilmek için sosyal medya platformlarından yararlanabilirsiniz.

    Hedef kitlenizin aktif bir şekilde vakit geçirdiği sosyal platformlar üzerinde ilgi çekici ve farklı içerikler üreterek belli bir kitle oluşturabilirsiniz. Ayrıca, blog içerikleri oluşturarak, ürünleriniz ve hizmetleriniz hakkında bilgiler paylaşabilir ve bu içerikleri de sosyal mecralarda takipçilerinizle paylaşabilirsiniz.

    Markanız için, organik etkileşimler elde etmek reklam ve tanıtım çalışmalarından etkileşim elde etmekten daha etkili olacaktır. Organik olarak etkileşim elde etmek için biraz sabırlı olmalısınız. Sosyal medya platformlarında ve bloglarda içerik üretmeye devam etmelisiniz.

  • Bitcoin Nedir?

     

     

     

    Bitcoin herhangi kuruluş veya bankayla iş birliği olmayan bir para birimidir. Her an değişiklik gösteren bir para birimi olduğu için tam olarak bir bitcoin’in Türk lirasındaki karşılığını söylemek mümkün değildir. Tüm dünyada yatırımcısı olan ve yatırımcı sayısı giderek artan bu para birimi hakkında uzmanlar ‘zenginde edebilir, batırabilir de’ şeklinde konuşuyor. Yani ilerisi için net bir tespit yapılabilecek bir para birimi değil. Bitcoin, somut bir varlığı olmayan sanal para birimidir ve günümüzde yasalar tarafından desteklendiği söylenemez.

    Bitcoinlerin izinin sürülemez olması büyük dezavantajlarındandır. Çünkü bu para birimiyle yasal olmayan alışverişler yapmak için ortam oldukça uygundur. Bu sebeplerden dolayı bitcoin alım satımı fazlasıyla uğraştırıcı ve zordur. Kazandığımız bitcoinleri harcama alanı dardır. Çünkü bahsettiğimiz para birimini ödeme aracı olarak kullanabileceğimiz çok fazla yer yoktur.

    Bu dezavantajların yanında tabi ki avantajları da vardır. Mesela enflasyonla çökme riski yoktur. Para transferleri daha güvenli, daha ucuz ve daha hızlıdır. Üstelik taşınması son derece kolaydır.

    Bitcoin piyasada sınırlı sayıda bulunmaktadır. Temeli tamamen matematiksel formüllere dayanır. Bu formül herkese açıktır ve isteyen herkes rahatlıkla ulaşabilir. Madencilik yaparak bitcoin kazanmak istiyorsanız bir miktar para ve zaman harcamanız gerektiğini bilmelisiniz. Kullanacağınız cihazlar tam donanımlı ve yüksek kapasiteli bilgisayarlar olmalıdır. Kazandığınız bitconleri kullanabilmek için sanal cüzdan gerekmektedir. Sanal cüzdan internet üzerinden kolaylıkla oluşturulabilir. Bunun için kişisel bilgilerinizi vermeniz gerekmez ve istediğiniz kadar sanal cüzdan oluşturabilirsiniz. Oluşturduğunuz cüzdan ile para gönderimi, para alımı hatta alışveriş bile yapabilirsiniz. Eğer sanal cüzdan oluşturmazsanız kazandığınız bitconler bilgisayarınızın çökmesi durumunda kaybolabilir. Cüzdanınızın güvenliği için şifrelemeyi ve yedeklemeyi asla unutmayın.

    Bitconlerin değeri piyasadaki arz-talebin artmasına göre yükseliş, azalmasına göre düşüş yaşıyor. Eğer bitcoinlerin değeri arttığında bozdurursanız kar elde etmiş oluyorsunuz.

    Sanal para birimi olan bitcoinin güvenilirliğine değinecek olursak. Yapılan her işlem baştan sona şifrelenir. Kullanıcı hataları dışında sistemde hiçbir güvenlik açığı yoktur. Kullanıcıların yapması gereken bitcoinle gerçekleştirilecek işlemelerin geri dönüşü olmadığını bilerek tedbirli adımlarla ilerlemesidir.

  • Digital Pazarlama Nedir?

     

    Dijital pazarlama, bir hizmet veya ürünün dijital ortamda pazarlanma sürecidir. Dijital dünyanın etkisinin farkına varan firmalar, halihazırda geleneksel pazarlama organları yerine dijital ortamdaki mecralarda pazarlama çalışmaları yapmaya yönelmiş durumdalar. Bu platformlarda tüketiciler ile interaktif bir iletişim sağlayan firmalar, bu sayede etkili geri dönüşler alarak çalışmalarına yenilikçi yaklaşımlarla devam ediyorlar.

    Günümüzde firmaların dijital pazarlamayı geleneksel pazarlamaya göre daha çok tercih etmesinin en büyük nedenlerinden birisi de firmaların hedef kitlelerine birçok platformlarda daha etkili ve daha az harcama yaparak ulaşabilmesidir.

     

    Dijital Pazarlamada Kullanılan Mecralar

     Sosyal Medya Platformları

    Facebook, Twitter, Instagram, Pinterest, LinkedIn, Youtube, GooglePlus platformlarının yönetimleri.

     İçerik Pazarlama Platformları

    Web sitesi, blog ve vlog platformlarında ürün veya hizmetlerin tanıtımlarının yapılması.

    Mobil Cihazlarda Pazarlama

    Android veya İOS uyumlu cihazlarda uygulama yapılması ve uygulamalar üzerinden tanıtımlar yapılması. Ayrıca, dijital pazarlama çalışmaları için kullanılacak diğer platformların mobil cihazlara doğru bir şekilde entegre edilip bu cihazlardaki çalışmaların yapılması.

    E-Mail Pazarlama

    Tüketicilere ulaşılabilecek datalar toplandıktan sonra strateji belirlenerek mail çalışmaların yapılmasının ardından tüketicilere ulaşılması ve raporlama çalışmalarının yapılması.

    E-Ticaret Siteleri

    Ürün veya hizmet satışı yapan E-ticaret sitelerinde içeriklerin oluşturulması, yönetimi, ürün veya hizmetlerin pazarlama çalışmaları ve raporlamaları.

    Dijital Reklamcılık

    İnternet dünyasındaki tüm dijital medya araçları bir arada değerlendirildikten sonra hedef kitleye uygun platformlar belirlenir ve gerekli çalışmalar yapılır.

  • ERP HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER?

    Biliyorsunuz ki teknoloji her geçen gün daha da gelişiyor. Bu yüzden iş dünyasında bilgi
    teknolojilerinin şirketlerdeki kullanımı da her alandan ve her ölçekten işletmeler için kaçınılmaz hale
    gelmiştir. Bilgi teknolojilerinin, şirketlerin farklı özellikleri için kullanılması bilgisayarlar ve
    sistemlerinin ilk kullanımından bu yana hızlı bir şekilde devam etmektedir. Oldukça hızlı bir şekilde
    değişip gelişen bu rekabet şartları işletmelerdeki ihtiyaçların da artmasına sebep olmuştur. Bu artış ile
    şirketlerde çeşitli işletme işlevlerini bir arada ve birbiriyle uyumlu olarak yürütülmesine de gerek
    duyulmaya başlanmıştır.
    ERP kurumsal kaynak planlaması veya işletme kaynak planlaması olarak tanımlanır. Kurumsal kaynak
    planlaması farklı sektörlerdeki ve çeşitli birimlerdeki işletmelerin kullandığı stok kontrolü, üretim ve
    tedarik yönetimi, muhasebe süreçlerinin birbiriyle bağlantılı hale getirildiği sistemlerdir. İşletmelerin
    bütün verilerine bir araya getirir. ERP yazılımları firmalar için oldukça faydalı ve kullanışlı sistemlerdir.
    ERP sistemleri sadece üretim alanında kullanılıyor diye bilinmektedir. Fakat günümüzde bu sistemler
    çok geniş alana yayılmıştır. Genel olarak farklı verilerin saklandığı bütünleşik veri tabanı kullanırlar.
    ERP sistemlerinin genel özellikleri şirketlerin alanına ve büyüklüğüne değişiklik göstermektedir.
    -Fonksiyonel bir yapıya sahiptir.
    -Tüm sektörleri hedef alan, kurulum sırasında şirketlere göre özelleştirilebilen yazılım paketleridir.
    – İşletim sistemi ve donanımdan bağımsızlardır, fakat ERP üreticilerinin önerip onayladığı donanım ve
    yazılımlar ile birlikte kullanılması, oluşabilecek riskleri en aza indirir.
    -Tekrar eden ve sürekli olan iş süreçlerini destekler.
    Eğer işletmenizin bir ERP sistemine ihtiyacının olduğunu düşünüyor ve şirketinizi başarılı bir şekilde
    yönetmek istiyorsanız, işini son derece başarılı ve titiz bir şekilde ilerleten Tetraport size bu konuda
    yardımcı olacaktır. Şirketinizin ihtiyaçları doğrultusunda sadece bugün ki değil ilerdeki iş potansiyelini
    de göz önünde bulundurarak ERP çözümü üretmeye hazırız.

     
     
     
  • Instagramda Nasıl Reklam Verilir

    Instagramda Nasıl Reklam Verilir? Instagram Reklamlarının Önemi

    Instagram, günümüzde en fazla tercih edilen sosyal medya kanalıdır. Bu nedenle instagram da markalar ve kişiler çeşitli amaçlar ile reklam çalışmaları hazırlayabilmektedir. Özellikle teknolojinin ve internetin yoğun bir şekilde gelişim gösterdiği günümüzde instagramın kişiler tarafından yoğun bir şekilde kullanıldığını ifade edebilmemiz mümkündür. Peki, instagram da reklam nasıl verilir? Gelin hep birlikte inceleyelim.

    5 Adımda Instagramda Reklam Vermek

    Instagramda reklam vermek için izlemeniz gereken çeşitli adımlar bulunmaktadır. Söz konusu adımları aşağıdaki gibi açıklayabiliriz.

    Facebook Sayfanızı Business Manager’a Bağlayın

    Instagramda reklam vermek için öncelikle Facebook sayfanızı Facebook’ta yer alan Business Manager’a bağlamaktır. Facebook Manager’ı Facebook for business sayfasının en altında yer alan başla butonuna tıklayarak kurabilirsiniz.

    Facebook Reklam Hesabınızı Business Manager’a Ekleyin

    Instagramda reklam vermek için izlemeniz gereken bir diğer adım facebook reklam hesabınızı Business Manager’a eklemektir. Bunun için business ayarlarından reklam vermek istediğiniz sayfayı seçmelisiniz. Buradan yeni bir sayfa oluşturabilir ya da mevcut bir hesabınızı seçebilirsiniz.

    Instagram Hesabınızı Business Manager’a Bağlayın

    İnstagramda reklam verebilmek için izlemeniz gereken bir diğer adım ise instagram hesabınızı Business Manager’a bağlamaktır. Bunu yapabilmek için instagram hesaplarına tıklamalı ve hesabınızı eklemelisiniz.

    Power Editor’de Instagram Reklamı Oluşturun

    Yukarıda belirtilen tüm işlemleri gerçekleştirdikten sonra Facebook Reklamları Power Editör kısmından reklam verip veremeyeceğinizi görüntüleyebilirsiniz. Reklam verebilir durumda olduğunuzu gördükten sonra yeni kampanya oluşturabilir ya da var olan bir kampanyanızı devam ettirebilirsiniz. Bu noktada hedef kitlenizi ve amacınızı net bir şekilde belirlemeniz son derece önemlidir.

    Instagram Reklamlarınızı Geri Dönüşünü İzleyin

    Yukarıda bahsedilen tüm işlemleri başarılı bir şekilde gerçekleştirdikten ve instagram reklamınızı oluşturduktan sonra hedeflerinize ulaşıp ulaşmadığınızı detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz. Bu doğrultuda reklamlarınızı doğru bir şekilde oluşturup oluşturmadığınızı gözlemleyebilme imkanı bulabilirsiniz.

    Instagram reklamlarını yukarıda bahsedilen şekilde verebilirsiniz. Ancak profesyonel bir destek almak ve çok daha başarılı reklamlar oluşturmak isterseniz Tetraport ile iletişime geçebilirsiniz. Tetraport olarak en kaliteli hizmetleri sizlere sunmaktayız. Detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

  • Kurumsal Siber Güvenlik Nasıl Oluşturulur?

     

    Güvenlik tavrı, kurumun her köşesine taşınmalı; İnsan Kaynaklarından Muhasebeye veya Mühendislik birimlerine kadar her çalışanı kapsamalıdır. Ayrıca, şirket dahilindeki her türlü girişimde olduğu gibi, yönetici teşviki kritik önem taşır.

    İdari yönetim ve insan kaynakları, çalışanlar için düzenli olarak eğitim programları yürütmelidir. Çalışan eğitimine ara verilmemelidir ki siber güvenlik üzerine yaptığınız vurgu her zaman etkili ve net olarak kalsın.

    Her ne kadar siber güvenlik çoğu zaman insanları, süreçleri ve teknolojileri bir araya getirerek elde edilse de, bir adım geri atmalı ve daha temel sorularla başlanmalıdır: Fiziksel erişim konusunda ne yapmalıyız? Çalışanlarımız fiziksel erişim hakkında ne biliyor? Çalışanlarımız fiziksel erişim güvenliği hakkında ne biliyor? Sosyal mühendislik içeren saldırılara karşı nasıl yeni güvenlik katmanları oluşturabiliriz? Çalışanların yeterliliğini nasıl ölçeriz?

    TUTARLI MESAJ

    Evet, ilk olarak eğitim ve farkındalıkla başlıyoruz ama yönetici desteğiyle başlayan bir siber güvenlik ve istikrarlı eğitim programlarıyla desteklenmiş daha yerleşik bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Tıpkı eğitiminde olduğu gibi, yazılı zorunlu kurallar idari yönetimden insan kaynaklarına, daha sonra üst yönetime, orta yönetime ve vs. herkesi kapsamalıdır. Eğer güvenlik mesajınızı iletmede kararlı olursanız, kurumun çalışma kültürüyle nasıl entegre hale geldiğini gözlerinizle göreceksiniz.

    Özellikle bir konu var; o da klavyeyi kilitlemeden yerinden ayrılanların diğer çalışanlar tarafından bu ?güvenliksiz? hareketi için uyarılması. Tıpkı üretim bandında yanlış yapan bir çalışanın uyarılmasında olduğu gibi. Ya da, tesise kendi giriş kartıyla başkalarını sokanların engellenmesi ve herkesin kendi güvenlik kartını kullanması gibi.

    Bir güvenlik kültürü oluşturmak, sadece eğitim ve öğretimle ulaşılabilecek bir hedef değildir. Aynı zamanda günlük antrenmanlar da düzenlenmelidir. Kritik altyapı, üretim, taşıma, uzak iletişim, finans, hastaneler, sağlık hizmetleri ve enerji kaynakları gibi bazı sanayilerde güvelik harika olmasa da iyi düzeydedir ve giderek de iyileşmektedir. Fakat küçük ve orta boy işletmelerde atılması gereken daha çok adım var.

    Bir keresinde tanıdığımız bir arkadaşımız, çalıştığı şirketin veri tabanıyla alakalı olarak bir fidye yazılımı saldırısına uğradı. Probleme çözümsel açıdan baktığımızda, veriyi geri yüklemenin boşa harcanacak bir çaba olacağını anlamamız uzun sürmedi. Çünkü fidye yazılımı aynı zamanda ana veri tabanını da etkilemekle kalmamış; yedekleme veri tabanlarını, operasyonları, finansı, muhasebeyi ve insan kaynaklarını da rehin almıştı. Herkesin aklının köşesinde bir yerde güvenlik algısını tuttuğu bir çalışma ortamı yaratılmamıştı. Gerisi ise çorap söküğü gibi geldi ve şirketi tam bir siber güvenlik kabusuyla yüz yüze bıraktı.

    SİBER GÜVENLİK KÜLTÜRÜNÜN TEMEL UNSURLARI

    Güçlü bir siber güvenlik kültürü oluşturmak insanlarla başlar ve tutarlı ölçüde gayret ve zaman ister. Aşağıda sağlıklı bir siber güvenlik kültürünün gerektirdiği başlıca unsurları bulacaksınız:

    1. İdari destek ? Bunun anlamı gerçek bir destek, sadece destekten bahsetmek değil. Yani şirket liderleri; bütçe ayırma, belli başlı kurumsal roller oluşturma, herkese açık destek iletişimi kurma ve hedeflere ulaşmayla gerçekten siber güvenlik için etkin bir seviyede olmalıdırlar.

    2. Kurallar ve prosedürler ? Bu genelde insan kaynaklarıyla ilgilidir ve bu alandaki iyi şirketler, siber güvenlik üzerine çalışanları için net kurallar ve alışkanlıklar yürütürler. Yani, fiziki güvenlikten USB çubuklarının kullanımına kadar her şeyin ?Yapılacakları ve Yapılmayacakları? çıkarılır.

    3. Eğitim ? Bir kurallar kılavuzu hazırlayıp duvardaki rafa tozlanmaya bırakmak yermez; şirketler bünyelerine çalışan eğitimi ve farkındalık programları eklemelidir. Bunlar içinde video gösterimleri, sınıf eğitimleri, Web tabanlı veya diğer eğitimler de olabilir. Burada önemli olan şey, vazifenin işlevine göre uygun eğitimler verilmeli ve bu eğitimler en az yılda bir kere yenilenmelidir. Ayrıca çalışan katılımı gözlenerek, içeriğin çalışanlara ulaştığından emin olunmalıdır.

    4. Sınama ? Çalışan özverisini ölçtüğünüz sınavlar ve testler ciddi bir siber güvenlik kültürü yaratılabilir. Bu testler içinde ?phishing? egzersizleri ve diğer dahili sınavlar yer alabilir. Mesajı almada çalışan özverisini takip ederek eğitimi ve katılımı gözlemleyebilirsiniz. Ödüller, cezalar ve diğer bilgilendirmelerle çalışanları angaje edebilir ve hatta bunu eğlenceli bir şekilde bile başarabilirsiniz.

    5. İletişim ? Siber güvenlik sürekli biçimce şirketin konu başlıklarında biri olarak kalmalıdır. Dahili duyurular, posterler, hikayeler ve diğer bilgilendirmeler, sağlıklı bir kültürün yeşermesinde yardımcı olacaktır.

    Siber güvenlik cephesinin ilk ve en önemli unsuru insanlardır. Bu konuda herkesi ortak bir paydada toplamak ve rollerini anlamalarına yardım etmekle risk düzeyini düşürecek ve şirketin büyümesine ve güçlenmesine katkı sağlayacak yeni fikirlerin özgürce gelişmesine yardımcı olacaksınız.

  • KVKK Danışmanlığı ,Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kişisel Veri Nedir?

    Bir bireyin etnik kökeni, politik düşünceleri, dini inançları, ticari ilişkileri ve üyelikleri, biyometrik datayı da kapsayan genetik verileri, sağlık bilgileri gibi tanımlanmasına katkı sağlayan önemli bilgiler kişisel veri olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda sadece bireyin adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi onun kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, aynı zamanda kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal ve sair özelliklerine ilişkin bilgiler de kişisel veri sayılmaktadır. Bir kişinin belirli veya belirlenebilir olması, mevcut verilerin herhangi bir şekilde bir gerçek kişiyle ilişkilendirilmesi suretiyle o kişinin tanımlanabilir hale getirilmesini ifade eder. Yani verilerin; kişinin fiziksel, ekonomik, kültürel, sosyal veya psikolojik kimliğini ifade eden somut bir içerik taşıması veya kimlik, vergi, sigorta numarası gibi herhangi bir kayıtla ilişkilendirilmesi sonucunda kişinin belirlenmesini sağlayan tüm halleri kapsar. İsim, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, genetik bilgiler gibi veriler dolaylı da olsa kişiyi belirlenebilir kılabilme özellikleri nedeniyle kişisel verilerdir.

    (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı (1/541) ve Adalet Komisyonu Raporu)

    KVKK Yerel Bir Mevzuat mıdır?

    Çok özgün sayılmayan 6698 sayılı bu kanunumuzun ilham kaynağı olan EU GDPR (Avrupa Genel Veri Koruma Yönergesi) da tıpkı 6698 sayılı KVKK gibi 2018 yılı baharına kadar hazırlıkları tamamlamış olma konusunda veri toplayan kurumlara gün vermiş durumdadır. 6698 sayılı KVKK, Avrupa’daki muadili GDPR ile birlikte veri sorumlusu olarak adlandırılan kurumları epeyce etkileyecek ve iş yapma pratiklerini epey dönüşüme uğratacak bir öneme sahiptir.

    KVKK’nın Getirdiği Düzenlemeler

    6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, sahibinin izni olmadan kişisel verilerin işlenmesini önleyecek düzenlemeler getirmektedir. Bu kanuna göre bireylerin izni olmadan verilerinin işlenmesi suç olarak değerlendirilmektedir.

    İlgili kurumun bireyin iznini almak istemesi halinde hangi tür verileri alıp hangi amaçlarla kullanacağına dair açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirme yapması gerekmektedir. Aynı zamanda bu bilgilendirme, verilerin kimlerle paylaşılacağı ve ne zamana kadar saklanacağı konularını da kapsamalıdır.

    Bu düzenlemeyi yürütmek üzere oluşturulan Kişisel Verileri Koruma Kurulu verileri toplayan/işleyen kurumları 6698 sayılı KVK kanunu ile kayıt altına alıp regüle edecek. Bilgilerini alıp işleyen/işleten kurumlar ile problem yaşayan veri sahipleri bu resmi kuruma başvurup şikâyette bulunabilecek. Bu kurul, yukarıda bir kısmı belirtilen kuralları uygulamayan kurumlara altı sıfırlı rakamlarla para cezası vermek ve hatta bazı durumlarda kusur, ihmal ve kötü niyet sahibi yetkililere hapis cezasının yolunu açmak gibi yaptırımları uygulama yetkisi olan bir kurum olarak tanımlanmaktadır.

    KVKK’ya neden ihtiyaç duyulmuştur.

    KVKK Hangi Kurumları İlgilendiriyor?

    Gerçek bir kişi ile bağlantısı kurulabilecek yukarıda tanımı verilmiş kişisel verileri alan ve saklayan her kurum bu kanunun kapsamına girmektedir. Bu nedenle bu tür süreçleri işleten kurumların kanuna uyum için bir dizi çalışma yapması gerekmektedir.

    Kanuna Uyum için Yapılması Gerekenler

    Yapılacak çalışmalar şöyle listelenebilir:

    – Tüm bilgi varlıklarının gizlilik, bütünlük ve erişilebilirlik gibi güvenlik işlevlerini sağlamak, yani Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi (BGYS) standartlarına göre çalışmak
    – Müşterilerden alınan/alınacak veri türlerini belirlemek üzere stratejiler oluşturmak
    – Bir veri envanteri oluşturmak

    – Geçmişe dönük olmak üzere- ağ sistemlerindeki yapılandırılmış / yapılandırılmamış TÜM verileri tespit etmek
    – Kayıt altına alınmış kişisel verileri niteliklerine göre sınıflandırmak
    – Geçmişe dönük olmak üzere- verisi saklanmak istenen TÜM müşterilere ulaşmak ve kurumun niyetleri konusunda müşterileri bilgilendirmek
    – Veri işleme amaçları konusunda bilgilendirilen çalışanlar ve müşterilerin rızasını makul yöntemlerle almak
    – Yukarıdakilerin tamamını sürdürülebilir şekilde uygulamak için teknolojiler, politikalar ve sistemler geliştirmek
    – Belli dönemlerde değerlendirme, gözden geçirme ve iç denetim faaliyetleri gerçekleştirmek
    – Belli aralıklarla sistemlerin güvenliğini ve verilerin korunmasını sağlamak adına Penetrasyon/Sızma Testi gibi etkili çalışmalar yapmak
    – İç denetimler, Penetrasyon Testi vb. uygulamalar sonrasında elde edilecek sonuçlar ile kurum yönetim sistemine sürdürülebilirliği sağlayıcı katkılar yapmak

  • LinkedIn Pazarlama Neden Önemli?

    LinkedIn Pazarlama Neden Önemli?

    İş dünyasının en önemli mecralarından bir tanesi olarak görülen LınkedIn’de gerçekleştirilen yepyeni reklamcılık faaliyetleri LinkedIn Pazarlama olarak bilinir. LinkedIn’de genellikle ağın hedef kitleyi oluşturması ve bu alanın çok kurumsal bir mecra olarak görülmesi pazarlamanın önemini kat be kat arttırır. Tetraport olarak LinkedIn’de doğru pazarlama taktikleri ile sizleri başarıya ulaştırmayı hedefliyoruz.

    Ulusla ve uluslararası etki yaratma noktasında çok başarılı bir mecra olan LinkedIn’de iş amacı dışında bir kullanım yok denecek kadar azdır. Bu nedenle pazarlama yaparken gerçekleştireceğiniz aksiyonların başarısızlığı neredeyse imkansızdır. Tetraport olarak LinkedIn’in söz konusu özelliklerini etkili bir şekilde kullanmanızı şiddetle öneriyoruz. Peki, LinkedIn’i değerli kılan sayısal veriler neler?

    LinkedIn Pazarlama Neden Tercih Ediliyor?

    LinkedIn pek çok insan tarafından kullanılmıyor olsa da kitlesi oldukça bilinçli bir sosyal mecra bu nedenle doğru bir pazarlamada başarı oranı %90’lara ulaşıyor. Peki, bu başarıyı sağlayan veriler neler?

    • LinkedIn toplamda 450 milyonu aşkın kullanıcıya sahip oldukça büyük bir alandır.
    • Saniyede 2 yeni kullanıcının katıldığı LinkedIn’in aylık ziyaretçi sayısı 106 milyonu aşıyor.
    • LinnkedIn kullanıcılarınnın neredeyse %15’i bu mecraya her gün giriş sağlıyor.
    • B2B olarak adlandırılan alıcıların yarısına yakını tedarikçileri LinkedIn vasıtası ile buluyor. Bu da LinkedIn pazarlamasını değerli kılıyor.
    • B2B alıcıların %45’i yeni anlaşma sağlayacakları tedarikçileri LinkedIn’den buluyor.

    Yukarıda listelenen özellikleri ile LinkedIn gerçekten önemli bir pazarlama aracı olmayı başarıyor. Bu aracın etkili kullanılması adına Tetraport olarak size gerekli desteği sunuyoruz.

    LinkedIn Pazarlamada Tetraport Farkı!

    Tetraport olarak LinkedIn’in hem B2B hem de B2C alıcılar için önemini biliyoruz. Bu noktada işletmenize değer yaratacak çalışmalar gerçekleştirerek satış performansınızın çok ciddi artış göstermesine katkı sağlıyoruz. LinkedIn’de her geçen gün ortaya çıkan değişiklikleri yakından takip ederek her güncellemeyi sizin lehinize kullanıyoruz. Tetraport olarak uygun hizmetlerimiz ve çözüm odaklı alternatiflerimiz sayesinde alışılmışın dışında olanı hedefliyoruz. Siz de bu hedef için çalışıyorsanız bizi tercih edebilirsiniz. LinkedIn konusunda uzmanlaşmış personelimiz ile iş birliği yaparak en etkili pazarlama çalışmalarını sürdürmek için hemen bizimle iletişime geçin.

  • Marka Bilinirliği Artırmada Yapılan Yanlışlar

     

                                     

    E-ticaret sisteminde marka bilinirliğini arttırmak, rekabet halinde bulunduğunuz firmaların önüne geçebilmek ve satışlarınızı arttırabilmek adına çok önemlidir. Marka bilinirliğinizi arttırmak için, dijital pazarlama ile ilgili planlamalar yapıp bu planları doğru bir şekilde hayata geçirmeniz gerekiyor.

    Nitekim, bazı markalar bu çalışmaları yaparken bazı yanlışlar yapıyorlar. Bu çalışmalar sonucunda, marka bilinirliğini arttıramayan firmaların dijital pazarlama alanındaki çalışmalara olan güvenleri de sarsılmış oluyor.

    Marka bilinirliği arttırmak için yapılan çalışmalardaki yanlışları inceleyelim:

    Pahalı Reklamlar Vermek Tek Başına Yeterli Olur

    Etkileşim oranlarını arttırmak, marka bilinirliğini arttırmada önemli bir rol oynamaktadır. Etkileşiminizi arttırarak kullanıcıların aklında yer edinebilir ve yeni alıcılara ulaşabilme fırsatı yakalarsınız. AdWords ve sosyal medya platformlarındaki reklam araçlarıyla, aşırı harcama yapmadan da doğru kurgulanmış reklamlarla etkileşim oranınızı yükseltebilirsiniz.

    Zira, hizmet kalitenizi iyileştirmeniz, satış sonrası desteğinizi rekabet ettiğiniz markalardan daha iyi sunmanız, ürün kalitenizi artırmanız öncelikli olarak yapmanız gerekenler arasındadır. Bu hususlar sağlanmadan sadece reklamlarla etkileşim oranınızı arttırmanız mümkün olmayacaktır.

    Herhangi bir mecrada markanıza reklamlarınızı ısrarla sürdürmeniz, marka bilinirliğinizi arttırmanın aksine marka bilinirliğinize zarar bile verebilir. Online mecralarda devamlı reklam yapmak, reklamları izlettirmeye zorlamak ve bunu çok uzun süre devam ettirmek marka bilinirliğinizi olumsuz yönde etkileyecektir. Bu nedenden dolayı reklamlarınız yayın sürelerini doğru kurgulamalısınız.

    Sosyal Medya Tek Başına Yeterli Olur

    Marka bilinirliğinizi arttırmak adına sosyal medya platformları tek başına yeterli olmayacaktır. Sosyal medya platformlarındaki kullanıcılarla etkileşime geçerek etkileşim oranlarınızı arttırabilirsiniz. Zira, sadece bu alana yatırım yapmanız faydalı olmayacaktır.

    Bu mecralarda sadece markanızı, ürünlerinizi ve hizmetlerinizi tanıtacak içeriklere yönelerek kullanıcıların ilgisini çekemezsiniz. Genellikle iyi vakit geçirmek için kullanılan bu mecralarda bu duruma hitap edecek içerikler oluşturmanız faydalı olacaktır.

    Ne Yapmalı ?

    Öncelikle dijital pazarlama çalışmalarının bir bütün olarak ilerlemesi gerektiğini unutmamalısınız. Bu duruma istinaden tek bir kanala ağırlık vermeniz marka bilinirliğinizi arttırmak adına faydalı olmayacaktır.

    İçerik pazarlaması için çalışmalar yaparken bu çalışmaları sosyal mecralarla desteklemelisiniz. İçerik oluşturup SEO’nuzu güçlendirip, Google üzerinden de trafik almalısınız. Sosyal mecralardaki etkileşiminizi artırmak için reklam çalışmalarının haricinde de doğru kurgulanmış sosyal medya içerikleriyle etkileşiminizi artırmalısınız. AdWords kullanarak da arama sonuçlarında öne çıkmayı unutmamalısınız.

    Çalışmalarınızı bir bütün halinde ilerleterek marka bilinirliği arttırma konusunda başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz.

  • Sosyal Medya ile İşletmenizi Büyütün

    Sosyal Medya ile İşletmenizi Büyütün

    Sosyal medya, teknolojinin ve internetin devamlı değişim ve gelişim içerisinde olması ile gelişen kitle iletişim araçları arasında yer almaktadır. Dijital pazarlamanın bir kolu olan sosyal medya, kişilerin birbirleri ile iletişim kurmak için yoğun bir şekilde tercih ettiği bir mecradır. Bireyler Instagram, Twitter, Facebook ve Linked In gibi sosyal medya kanallarında çeşitli paylaşımlar yaparak varlıklarını sürdürmektedir. Tarih boyunca insanın olduğu ve yoğun bir şekilde kullandığı her yer bir reklam mecrası olarak ele alınmıştır. Örneğin gazete ve dergilerin yoğun bir şekilde okunduğu ve kullanıldığı dönemde en etkili reklam aracı gazeteler ve dergilerdi. Ancak günümüzde ise kişiler en yoğun olarak sosyal medya ve dijital kanalları tercih etmektedir. Bu doğrultuda markalarında söz konusu alanlarda varlıklarını sürdürerek hedef kitlelerine ulaşmaları gerekmektedir. Peki, işletmeler sosyal medyayı nasıl kullanmalıdır?

    Sosyal Medya Markalar Tarafından Nasıl Kullanılmalıdır?

    Her reklam ve pazarlama kanalının kendine has özellikleri bulunmaktadır. Sosyal medyanın da kendine has özellikleri göz önüne alınarak çeşitli stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda markalar aşağıdaki yolları izleyerek sosyal medyayı doğru bir şekilde kullanabilir.

    Profesyonel Destek Alın

    Günümüzde sosyal medya uzmanlığı ve dijital pazarlama uzmanlığı gibi meslekler ve bu alanlarda hizmet veren işletmeler ver almaktadır. Tetraport olarak biz de bu firmalar arasında ki yerimizi alıyoruz. Sosyal medya çok basit gibi gözükse de çözülmesi zor bir algoritmaya sahiptir ve rekabet son derece yüksektir. Bu nedenle profesyonel bir destek alarak markaların sosyal medya hesaplarını yönetebilmesi mümkündür.

    Hedef Kitle Analizi

    Sosyal medya ile ilgili çalışmalarınıza başlamadan önce mutlaka hedef kitle analizi yapmalısınız. Hedef kitlenizin hangi mecrada bulunduğu sosyal medya stratejileriniz için son derece önemlidir. 

    Kanal Seçin

    Instagram, Twitter ve Facebook gibi çeşitli sosyal medya kanallarının varlığından bahsettik. Bu kapsamda yaptığınız hedef kitle analizi doğrultusunda hedef kitlenizin bulunduğu kanalı tespit etmeli ve o kanalda paylaşımlar yapmalısınız.

    Samimi Bir Dil Kullanın

    Sosyal medya resmi bir yer değildir. Bu nedenle sosyal medya da samimi bir dil kullanarak hedef kitleniz ile samimi bir iletişim kurabilirsiniz.