internet

  • Az Sermaye İle Nasıl İş Kurulur?

     

    Her ne kadar iş kurabilmek için büyük sermayeye ihtiyaç olduğu algısı yaygın olsa da, aslında düşük bütçe ile de iş kurulabilir.

    Büyük sermayelerle iş kurabilmek kendi içinde birçok avantajı barındırsa da, girişimciler düşük bütçe ile de iş kurmak durumunda kalabilir.

    Düşük bütçe ile iş kurmak başarıya giden yoldaki süreci biraz uzatabilir. Zira, düşük bir bütçe ile işe başlamak gelecekte bu işin büyümeyeceği anlamına gelmez. Nitekim, beklenmedik kapıların açılmasını da sağlayabilir.

    Bu yazımızda, az sermaye ile nasıl iş kurabileceğinizin üzerinde duracağız.

     Düzenli Gelirinizden Hemen Vazgeçmeyin

    Hali hazırda bir işiniz varsa, işinizden ayrılmak için acele etmeyin. Eğer sermayeniz varsa bunu işinizi kurmak için kullanacaksınız. Zira, hayatınıza devam edebilmek, faturalarınızı ödemek ve diğer giderlerinizi karşılamak için de paraya ihtiyacınız olacaktır. Yaptığınız girişimden hayatınızı idare edebileceğiniz kazançlar elde edene kadar, mevcut işinizden ayrılmamanız doğru bir tercih olacaktır.

    Hazırlığınızı Doğru Yapın

    Girişiminizde daha kısa bir süreçte olumlu sonuçlar görebilmek için, bilgili veya az çok fikir sahibi olduğunuz bir alana yönelmelisiniz. Fikir sahibi olmadığınız bir alanda bir iş kurmayı planladığınız zaman, öğrenmeniz gereken daha çok konu olacaktır. Bu konuları öğrenmek için hem ekstra harcamalar yaparsınız hem de daha fazla zaman harcarsınız. Bu sebeple ilgili olduğunuz konulara yönelmelisiniz.

    Ne kadar sermayeye ihtiyacınız olacağını hesaplamak için araştırmalar yapmalısınız. Firmanızı kurmadan önce, ihtiyaç listenizi belirlemelisiniz. Listenizde şirketinizi kurmak için nelere ihtiyacınız olduğunu tek tek not almalısınız. İşiniz için gerekli olan yazılımlar, programlar, altyapı, ofis ve benzeri ihtiyaçları listeleyerek, bu ihtiyaçların ne kadara mal olacağını not almalısınız.

    Gereksiz Giderlerden Kaçınmalısınız

    Öncelikle, işinizi kurma aşamasında mümkün olduğunca en az harcamayla maksimum işi yapmaya çalışmalısınız. Gereksiz harcamalardan kaçınmalısınız. Gereksiz olarak tespit ettiğiniz bütün harcamalardan uzak durarak, bütçenizi daha önemli durumlar için kullanabilirsiniz.

    İşinizin başlangıç aşamasında ücretsiz araç ve yazılımları tercih etmeniz faydalı olacaktır. Bu şekilde masraflarınızı azaltabilirsiniz. Başka bir alternatif olarak, ücretsiz olmasa da düşük maliyetli sistemleri de tercih ederek maliyetlerinizi düşürebilirsiniz.

    Nitekim, işinizi büyüttükçe kullandığınız sistemleri geliştirme şansına sahip olacaksınız.

    Reklam Ve Tanıtım Çalışmaları İçin Bütçe Oluşturun

    İşinizi kurduktan sonra da yapmanız gereken harcamalar olacaktır. Reklam ve tanıtım çalışmaları da bu harcamalarda en başlarda gelmektedir. Nitekim, işinizi kurduktan sonra tüketicilere markanızı, ürün veya hizmetlerinizi duyuramazsanız anlamsız olacaktır. Bu sebeplerden dolayı işinizi kurarken reklam ve tanıtım için ne kadar bütçe ayıracağınızı belirlemeniz gerekiyor.

    Sosyal Medya Platformlarından Ve Bloglardan Yararlanın

    İşinizi kurduktan sonra reklam ve tanıtım için bütçe ayıramıyorsanız, organik bir şekilde tüketicilere ulaşabilmek için sosyal medya platformlarından yararlanabilirsiniz.

    Hedef kitlenizin aktif bir şekilde vakit geçirdiği sosyal platformlar üzerinde ilgi çekici ve farklı içerikler üreterek belli bir kitle oluşturabilirsiniz. Ayrıca, blog içerikleri oluşturarak, ürünleriniz ve hizmetleriniz hakkında bilgiler paylaşabilir ve bu içerikleri de sosyal mecralarda takipçilerinizle paylaşabilirsiniz.

    Markanız için, organik etkileşimler elde etmek reklam ve tanıtım çalışmalarından etkileşim elde etmekten daha etkili olacaktır. Organik olarak etkileşim elde etmek için biraz sabırlı olmalısınız. Sosyal medya platformlarında ve bloglarda içerik üretmeye devam etmelisiniz.

  • Digital Pazarlama Nedir?

     

    Dijital pazarlama, bir hizmet veya ürünün dijital ortamda pazarlanma sürecidir. Dijital dünyanın etkisinin farkına varan firmalar, halihazırda geleneksel pazarlama organları yerine dijital ortamdaki mecralarda pazarlama çalışmaları yapmaya yönelmiş durumdalar. Bu platformlarda tüketiciler ile interaktif bir iletişim sağlayan firmalar, bu sayede etkili geri dönüşler alarak çalışmalarına yenilikçi yaklaşımlarla devam ediyorlar.

    Günümüzde firmaların dijital pazarlamayı geleneksel pazarlamaya göre daha çok tercih etmesinin en büyük nedenlerinden birisi de firmaların hedef kitlelerine birçok platformlarda daha etkili ve daha az harcama yaparak ulaşabilmesidir.

     

    Dijital Pazarlamada Kullanılan Mecralar

     Sosyal Medya Platformları

    Facebook, Twitter, Instagram, Pinterest, LinkedIn, Youtube, GooglePlus platformlarının yönetimleri.

     İçerik Pazarlama Platformları

    Web sitesi, blog ve vlog platformlarında ürün veya hizmetlerin tanıtımlarının yapılması.

    Mobil Cihazlarda Pazarlama

    Android veya İOS uyumlu cihazlarda uygulama yapılması ve uygulamalar üzerinden tanıtımlar yapılması. Ayrıca, dijital pazarlama çalışmaları için kullanılacak diğer platformların mobil cihazlara doğru bir şekilde entegre edilip bu cihazlardaki çalışmaların yapılması.

    E-Mail Pazarlama

    Tüketicilere ulaşılabilecek datalar toplandıktan sonra strateji belirlenerek mail çalışmaların yapılmasının ardından tüketicilere ulaşılması ve raporlama çalışmalarının yapılması.

    E-Ticaret Siteleri

    Ürün veya hizmet satışı yapan E-ticaret sitelerinde içeriklerin oluşturulması, yönetimi, ürün veya hizmetlerin pazarlama çalışmaları ve raporlamaları.

    Dijital Reklamcılık

    İnternet dünyasındaki tüm dijital medya araçları bir arada değerlendirildikten sonra hedef kitleye uygun platformlar belirlenir ve gerekli çalışmalar yapılır.

  • E-Ticaret ve Web Sayfanız İçin SEO İpuçları

     

     

    1. BAŞLANGIÇTA İÇERİK STRATEJİNİZİ BELİRLEYİN

    E-ticaret web sitesi tasarımına başlamadan önce içerik stratejinizi belirlemeniz gerekir. Web sitenize yüksek kaliteli ve benzersiz içerikler eklemeyi denemelisiniz ve bunu düzenli olarak yapmalısınız. Bu durum arama motorunuzu sizin için iyi bir duruma getirmesine ve müşterilerinize değer katmasına yardımcı olacaktır. Yüksek kalite içerikler sizin bu sektörde uzman olduğunuzu gösterir. Böylece müşterilere iyi bir izlenim vererek onların sizden alışveriş yapmasını sağlayabilirsiniz. Sitenizin ilgi çekmesinin en önemli yollarından biri de onları bilgilendirecek bir blog sayfası oluşturmanızdır. Bu yüzden blog içeriği planı oluşturun ve bunu düzenli olarak uygulamaya özen gösterin. Bu haftada bir, ayda bir ya da iki kez bile olabilir. İçeriklenizin farklı ve ilgi çekici olmasına özen gösterin. Bu içerikleri oluşturacak bir çalışanınız yoksa bu işte size yardımcı olabilecek birçok şirket vardır.

    1. İÇERİKLERİNİZİN ORİJİNAL OLMASINA ÖZEN GÖSTERİN

    Arama motorlarının nefret ettiği bir şey varsa o da yinelenen içeriklerdir. Eğer içeriğiniz yinelenen bir içerikse arama motorları size spam uyarısı yapabilir. E-ticaret web sitelerinin ürün açıklamaları gibi şeylerle yineleme tuzağına düşmesi çok rastlanan bir durumdur. Bu yüzden içeriklerinizin eşsiz ve orijinal olmasına dikkat edin. Fazla zaman ve çaba harcamanız gerekebilir fakat buna değecektir. Aksi takdirde arama motorlarından uyarı almak zorunda kalacaksınız.

    1. TÜM İÇERİKLERİNİZİ EN İYİSİ OLACAK ŞEKİLDE OLUŞTURUN

    İçeriklerinize anahtar kelimeler eklerseniz müşteriyi sizin sayfanıza yönlendirmesine katkı sağlarsınız. Tüm içeriklerinize bunu uygulamayı özen gösterin.

    • Hakkımızda Sayfası
    • Bloglar
    • İletişim Sayfası
    • Alışveriş Sepeti
    • Ürün Açıklaması

    Örneğin; Bir e-ticaret sitesi olarak ürün açıklamaları, anahtar kelime eklemek ve bunu en iyi şekilde optimize edilmiş içerikler eklemek için harika bir yerdir. Bununla birlikte bir çok şirket ürün açıklamalarını kendi sitelerinde kullanır. Bunlar orijinal olmayan içeriklerdir. Siz bu bilgileri kopyalayıp yapıştırmak yerine anahtar kelimeleri ekleyip yeniden yazın. Anahtar kelimelerinizin doğal ve orijinal görünmesi gerekir. İçeriğinizin %5’inden fazlası anahtar kelimesi ise arama motorları buna spam uyarısı verecektir.

    1. HER TIKLAMA BAŞINA ÖDEME YAPIN FAKAT BUNU FAZLA VURGULAMAYIN

    E-ticaret geliştirme şirketiyle çalışıyorsanız size Tıklama Başı Ödeme (Pey Per Click) reklamcılığı hakkında bilgi verecektir. PPC önemlidir ancak maaliyetinizi artıracaktır. Ayrıca PPC için ödeme yapmayı bıraktığınızda, çevrimiçi varlığınız kaybolabilir. Google Awards gibi işlemlerin gerçekten işe yaradığını öğrenmenin en iyi yolu onu SEO ile birleştirmektir. İçeriğinizi optimize etmeyi başaramazsanız, yanlış tüketici türünü satmayan ve hedeflemeyen reklamlar oluşturabilirsiniz.

    1. RESİMLERİNİZİ EN İYİ ŞEKİLDE KULLANIN

    Resimler e-ticaret tasarımlarının önemli bir parçasırdır ve birçok şirket bunu göz ardı etmektedir. Tüm e-ticaret web sitenizdeki yazılı içerikleri ayarladıktan sonra görsel içerikleri de ayarlamanız gerekmektedir. Günümüzde görsel aramalar daha popüler olduğundan dolayı web sitenizin tüm görsel içeriklerine anahtar kelimeler girerek ALT etiketlerini eklemeniz gerekiyor.

    1. HER WEB SAYFASI İÇİN ORİJİNAL META AÇIKLAMALARI OLUŞTURUN.

    Meta açıklamaları websitenizi geliştirmek için önemli bir ayrıntıdır. Meta açıklamaları, web sayfalarınızın arama motoru sonuçlarında görünecek temel açıkladır. Bu da müşterilerinizin daha fazla bilgi edinmesini sağlamaktadır. Her web sayfanız için en iyi açıklamayı yaptığınıza emin olun.

    1. SAYFANIZA ÜRÜN İNCELEMELERİNİ EKLEYİN.

    Ürün incelemeri arama motorunuzun sonuçlarını arttırarak daha fazla orijinal ve benzersiz içerik sunacağından dolayı SEO için önemli bir kaynak oluşturacaktır. E-ticaret geliştirme şirketleri ürün incelemelerini etkinleştirmeniz de yardımcı olabilir. Ayrıca siz de WordPress ile oluşturup kolayca sitenize ekleyebilirsiniz.

    1. SİTENİZİ MOBİL KULLANIM İÇİN DE UYGUN HALE GETİRİN.

    Günümüzde telefon kullanımı artmasından dolayı mobil ayarlı e-ticaret web sitesine sahip olmanız sizin için iyi olacaktır. Müşteriler, web sitenizde olduğu gibi telefonlarından da kolayca erişebilmeli ve mobil görünüm de web sitesi görünümüyle aynı etki ve verimi göstrmelidir. Müşterilerin sayfadan çıkma oranı mobil kullanımla birlikte azalacaktır. Ayrıca arama motorları da kullanıcıların rahatlığını ve mutluluğunu düşündüğünden dolayı mobil uyumlu web sitelerine ayrıcalık tanıyacaktır.

    1. GOOGLE‘A AYAK UYDURUN VE GÖRÜNÜRLÜLÜĞÜNÜZÜ TAKİP EDİN.

    İyi bir e-ticaret web sitesi geliştirmenin bir diğer bileşeni de web sitenizin görünürlülüğünün sürekli izlenmesidir. E-ticaret geliştirmeniz bu savaşın sadece yarısıdır. Google her yıl 2-3 büyük  algoritma değişikliği geçiriyor. Tek bir algoritma değişikliği bile sitenizin sıralamasıını ve görünürlülüğünü etkileyebilir. Bundan dolayı sık sık sitenizin ne kadar görüntülendiğine ve arama motorlarındaki anahtar kelimelerinizin sıralamasına bakın ve bunu takip edip ona göre planlamalar yapın. İyi haber şu ki, üçüncü parti araçlarla e-ticaret web sitenizin nasıl yürüdüğü konusunda güncel bir durumda kalabilirsiniz.

    1. KANUNA UYGUN ETİKETLERİ ETKİNLEŞTİRİN.

    Kurallı etiketleri etkinleştirdiğinize emin olun. Bu, arama motorlarına belli bir URL’nin aslında bir sayfanın ana kopyası olduğunu belirtmenin kanıtlanmış bir yoludur. Bu durum birden fazla URL’de görünen benzer içeriğin neden olduğu sorunları önlemeye yardımcı olacaktır.                                                      Her e-ticaret web sitesi sahibinin bilmesi gereken bir şey vardır. Çoğu platformda kanonik etiketleme uygulamasını daha da kolaylaştırmak için basit yöntemler vardır. E-ticaret web sitesi geliştirme şirketiniz etiketlerinizi tasarım sürecinde etkinleştirmeniz konusunda size gerekli bilgiyi vererek yardımcı olacaktır.

     

  • Instagramda Nasıl Reklam Verilir

    Instagramda Nasıl Reklam Verilir? Instagram Reklamlarının Önemi

    Instagram, günümüzde en fazla tercih edilen sosyal medya kanalıdır. Bu nedenle instagram da markalar ve kişiler çeşitli amaçlar ile reklam çalışmaları hazırlayabilmektedir. Özellikle teknolojinin ve internetin yoğun bir şekilde gelişim gösterdiği günümüzde instagramın kişiler tarafından yoğun bir şekilde kullanıldığını ifade edebilmemiz mümkündür. Peki, instagram da reklam nasıl verilir? Gelin hep birlikte inceleyelim.

    5 Adımda Instagramda Reklam Vermek

    Instagramda reklam vermek için izlemeniz gereken çeşitli adımlar bulunmaktadır. Söz konusu adımları aşağıdaki gibi açıklayabiliriz.

    Facebook Sayfanızı Business Manager’a Bağlayın

    Instagramda reklam vermek için öncelikle Facebook sayfanızı Facebook’ta yer alan Business Manager’a bağlamaktır. Facebook Manager’ı Facebook for business sayfasının en altında yer alan başla butonuna tıklayarak kurabilirsiniz.

    Facebook Reklam Hesabınızı Business Manager’a Ekleyin

    Instagramda reklam vermek için izlemeniz gereken bir diğer adım facebook reklam hesabınızı Business Manager’a eklemektir. Bunun için business ayarlarından reklam vermek istediğiniz sayfayı seçmelisiniz. Buradan yeni bir sayfa oluşturabilir ya da mevcut bir hesabınızı seçebilirsiniz.

    Instagram Hesabınızı Business Manager’a Bağlayın

    İnstagramda reklam verebilmek için izlemeniz gereken bir diğer adım ise instagram hesabınızı Business Manager’a bağlamaktır. Bunu yapabilmek için instagram hesaplarına tıklamalı ve hesabınızı eklemelisiniz.

    Power Editor’de Instagram Reklamı Oluşturun

    Yukarıda belirtilen tüm işlemleri gerçekleştirdikten sonra Facebook Reklamları Power Editör kısmından reklam verip veremeyeceğinizi görüntüleyebilirsiniz. Reklam verebilir durumda olduğunuzu gördükten sonra yeni kampanya oluşturabilir ya da var olan bir kampanyanızı devam ettirebilirsiniz. Bu noktada hedef kitlenizi ve amacınızı net bir şekilde belirlemeniz son derece önemlidir.

    Instagram Reklamlarınızı Geri Dönüşünü İzleyin

    Yukarıda bahsedilen tüm işlemleri başarılı bir şekilde gerçekleştirdikten ve instagram reklamınızı oluşturduktan sonra hedeflerinize ulaşıp ulaşmadığınızı detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz. Bu doğrultuda reklamlarınızı doğru bir şekilde oluşturup oluşturmadığınızı gözlemleyebilme imkanı bulabilirsiniz.

    Instagram reklamlarını yukarıda bahsedilen şekilde verebilirsiniz. Ancak profesyonel bir destek almak ve çok daha başarılı reklamlar oluşturmak isterseniz Tetraport ile iletişime geçebilirsiniz. Tetraport olarak en kaliteli hizmetleri sizlere sunmaktayız. Detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

  • KOLEKTİF ŞİRKET NASIL KURULUR?

    KOLLEKTİF ŞİRKET NEDİR?

    6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu?nun 153 üncü maddesinde ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek maksadıyla sadece gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirisinin mesuliyeti şirket alacaklarına karşı tahdit edilmemiş olan şirketin kolektif şirket olduğu belirtilmiştir.

    KOLEKTİF ŞİRKET NASIL KURULUR?

    Ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanan ve en az iki kişiyle kurulabilen kolektif şirketin ticaret unvanı, bütün ortakların veya hiç olmazsa ortaklardan birinin adı ve soyadıyla şirketi ve nevini gösterecek bir ibareyi ihtiva etmektedir.

    Kolektif şirketlerin kuruluş aşamasında aşağıdaki hususları yerine getirmek zorundadırlar:

    1. Ticaret unvanı seçmek,(Ticaret Unvanı Seçerken Dikkat Edilecek Hususlar)
    2. Ticaret unvanını ve ortakların şirket unvanının altına atacakları imzalarını notere tasdik ettirmek,
    3. Şirket sözleşmesinin on beş gün içinde şirketin faaliyet gösterdiği bölgede yetkili olan ticaret sicili memurluğuna tescil ettirmek ve noter tasdikli imza beyannamesini teslim etmek,
    4. Bütün ortakların fotoğraflı nüfus cüzdanlarının ticaret sicili memurluğuna teslim etmek,
    5. Türk Ticaret Kanunu?nun 157 nci maddesinde gösterilen bilgileri içeren kayıt beyannamesini ticaret sicili memurluğuna teslim etmek,
    6. Ticaret Sicili Tüzüğü?nün 29 uncu maddesine göre düzenlenecek olan taahhütnameyi ticaret sicili memurluğuna teslim etmek,
    7. Şirket kurucularının onaylı nüfus cüzdanı sureti ile ikametgâh ilmühaberlerini ticaret sicili memurluğuna teslim etmek,
    8. İşletmenin faaliyet gösterdiği bölgedeki yetkili olan ticaret odasına veya ticaret ve sanayi odasına kaydolmak,
    9. İşletmenin ve ticaret unvanının tescil edildiğini gösteren ilanın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlatmak,
    10. Vergi dairesi ve sosyal güvenlik kurumu kayıtlarını gerçekleştirmek.

    KOLEKTİF ŞİRKET KURULUŞ İŞLEMLERİ

    Kolektif şirketlerin tescil ve ilan ettirecekleri şirket sözleşmelerinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu?nun 155 inci maddesi gereğince aşağıdaki hususların yer alması gerekmektedir:

    1. Ortakların ad ve soyadları, adresleri, uyrukları,
    2. Şirketin ticaret unvanı,
    3. Şirket merkez adresi,
    4. Şirketin işletme konusu,
    5. Ortakların taahhüt ettikleri sermaye miktarları,
    6. Şirketi temsile yetkili kişilerin ad ve soyadları ile temsil şekilleri.
     
     
     
  • Kurumsal Siber Güvenlik Nasıl Oluşturulur?

     

    Güvenlik tavrı, kurumun her köşesine taşınmalı; İnsan Kaynaklarından Muhasebeye veya Mühendislik birimlerine kadar her çalışanı kapsamalıdır. Ayrıca, şirket dahilindeki her türlü girişimde olduğu gibi, yönetici teşviki kritik önem taşır.

    İdari yönetim ve insan kaynakları, çalışanlar için düzenli olarak eğitim programları yürütmelidir. Çalışan eğitimine ara verilmemelidir ki siber güvenlik üzerine yaptığınız vurgu her zaman etkili ve net olarak kalsın.

    Her ne kadar siber güvenlik çoğu zaman insanları, süreçleri ve teknolojileri bir araya getirerek elde edilse de, bir adım geri atmalı ve daha temel sorularla başlanmalıdır: Fiziksel erişim konusunda ne yapmalıyız? Çalışanlarımız fiziksel erişim hakkında ne biliyor? Çalışanlarımız fiziksel erişim güvenliği hakkında ne biliyor? Sosyal mühendislik içeren saldırılara karşı nasıl yeni güvenlik katmanları oluşturabiliriz? Çalışanların yeterliliğini nasıl ölçeriz?

    TUTARLI MESAJ

    Evet, ilk olarak eğitim ve farkındalıkla başlıyoruz ama yönetici desteğiyle başlayan bir siber güvenlik ve istikrarlı eğitim programlarıyla desteklenmiş daha yerleşik bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Tıpkı eğitiminde olduğu gibi, yazılı zorunlu kurallar idari yönetimden insan kaynaklarına, daha sonra üst yönetime, orta yönetime ve vs. herkesi kapsamalıdır. Eğer güvenlik mesajınızı iletmede kararlı olursanız, kurumun çalışma kültürüyle nasıl entegre hale geldiğini gözlerinizle göreceksiniz.

    Özellikle bir konu var; o da klavyeyi kilitlemeden yerinden ayrılanların diğer çalışanlar tarafından bu ?güvenliksiz? hareketi için uyarılması. Tıpkı üretim bandında yanlış yapan bir çalışanın uyarılmasında olduğu gibi. Ya da, tesise kendi giriş kartıyla başkalarını sokanların engellenmesi ve herkesin kendi güvenlik kartını kullanması gibi.

    Bir güvenlik kültürü oluşturmak, sadece eğitim ve öğretimle ulaşılabilecek bir hedef değildir. Aynı zamanda günlük antrenmanlar da düzenlenmelidir. Kritik altyapı, üretim, taşıma, uzak iletişim, finans, hastaneler, sağlık hizmetleri ve enerji kaynakları gibi bazı sanayilerde güvelik harika olmasa da iyi düzeydedir ve giderek de iyileşmektedir. Fakat küçük ve orta boy işletmelerde atılması gereken daha çok adım var.

    Bir keresinde tanıdığımız bir arkadaşımız, çalıştığı şirketin veri tabanıyla alakalı olarak bir fidye yazılımı saldırısına uğradı. Probleme çözümsel açıdan baktığımızda, veriyi geri yüklemenin boşa harcanacak bir çaba olacağını anlamamız uzun sürmedi. Çünkü fidye yazılımı aynı zamanda ana veri tabanını da etkilemekle kalmamış; yedekleme veri tabanlarını, operasyonları, finansı, muhasebeyi ve insan kaynaklarını da rehin almıştı. Herkesin aklının köşesinde bir yerde güvenlik algısını tuttuğu bir çalışma ortamı yaratılmamıştı. Gerisi ise çorap söküğü gibi geldi ve şirketi tam bir siber güvenlik kabusuyla yüz yüze bıraktı.

    SİBER GÜVENLİK KÜLTÜRÜNÜN TEMEL UNSURLARI

    Güçlü bir siber güvenlik kültürü oluşturmak insanlarla başlar ve tutarlı ölçüde gayret ve zaman ister. Aşağıda sağlıklı bir siber güvenlik kültürünün gerektirdiği başlıca unsurları bulacaksınız:

    1. İdari destek ? Bunun anlamı gerçek bir destek, sadece destekten bahsetmek değil. Yani şirket liderleri; bütçe ayırma, belli başlı kurumsal roller oluşturma, herkese açık destek iletişimi kurma ve hedeflere ulaşmayla gerçekten siber güvenlik için etkin bir seviyede olmalıdırlar.

    2. Kurallar ve prosedürler ? Bu genelde insan kaynaklarıyla ilgilidir ve bu alandaki iyi şirketler, siber güvenlik üzerine çalışanları için net kurallar ve alışkanlıklar yürütürler. Yani, fiziki güvenlikten USB çubuklarının kullanımına kadar her şeyin ?Yapılacakları ve Yapılmayacakları? çıkarılır.

    3. Eğitim ? Bir kurallar kılavuzu hazırlayıp duvardaki rafa tozlanmaya bırakmak yermez; şirketler bünyelerine çalışan eğitimi ve farkındalık programları eklemelidir. Bunlar içinde video gösterimleri, sınıf eğitimleri, Web tabanlı veya diğer eğitimler de olabilir. Burada önemli olan şey, vazifenin işlevine göre uygun eğitimler verilmeli ve bu eğitimler en az yılda bir kere yenilenmelidir. Ayrıca çalışan katılımı gözlenerek, içeriğin çalışanlara ulaştığından emin olunmalıdır.

    4. Sınama ? Çalışan özverisini ölçtüğünüz sınavlar ve testler ciddi bir siber güvenlik kültürü yaratılabilir. Bu testler içinde ?phishing? egzersizleri ve diğer dahili sınavlar yer alabilir. Mesajı almada çalışan özverisini takip ederek eğitimi ve katılımı gözlemleyebilirsiniz. Ödüller, cezalar ve diğer bilgilendirmelerle çalışanları angaje edebilir ve hatta bunu eğlenceli bir şekilde bile başarabilirsiniz.

    5. İletişim ? Siber güvenlik sürekli biçimce şirketin konu başlıklarında biri olarak kalmalıdır. Dahili duyurular, posterler, hikayeler ve diğer bilgilendirmeler, sağlıklı bir kültürün yeşermesinde yardımcı olacaktır.

    Siber güvenlik cephesinin ilk ve en önemli unsuru insanlardır. Bu konuda herkesi ortak bir paydada toplamak ve rollerini anlamalarına yardım etmekle risk düzeyini düşürecek ve şirketin büyümesine ve güçlenmesine katkı sağlayacak yeni fikirlerin özgürce gelişmesine yardımcı olacaksınız.

  • KVKK Danışmanlığı ,Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kişisel Veri Nedir?

    Bir bireyin etnik kökeni, politik düşünceleri, dini inançları, ticari ilişkileri ve üyelikleri, biyometrik datayı da kapsayan genetik verileri, sağlık bilgileri gibi tanımlanmasına katkı sağlayan önemli bilgiler kişisel veri olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda sadece bireyin adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi onun kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, aynı zamanda kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal ve sair özelliklerine ilişkin bilgiler de kişisel veri sayılmaktadır. Bir kişinin belirli veya belirlenebilir olması, mevcut verilerin herhangi bir şekilde bir gerçek kişiyle ilişkilendirilmesi suretiyle o kişinin tanımlanabilir hale getirilmesini ifade eder. Yani verilerin; kişinin fiziksel, ekonomik, kültürel, sosyal veya psikolojik kimliğini ifade eden somut bir içerik taşıması veya kimlik, vergi, sigorta numarası gibi herhangi bir kayıtla ilişkilendirilmesi sonucunda kişinin belirlenmesini sağlayan tüm halleri kapsar. İsim, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, genetik bilgiler gibi veriler dolaylı da olsa kişiyi belirlenebilir kılabilme özellikleri nedeniyle kişisel verilerdir.

    (Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı (1/541) ve Adalet Komisyonu Raporu)

    KVKK Yerel Bir Mevzuat mıdır?

    Çok özgün sayılmayan 6698 sayılı bu kanunumuzun ilham kaynağı olan EU GDPR (Avrupa Genel Veri Koruma Yönergesi) da tıpkı 6698 sayılı KVKK gibi 2018 yılı baharına kadar hazırlıkları tamamlamış olma konusunda veri toplayan kurumlara gün vermiş durumdadır. 6698 sayılı KVKK, Avrupa’daki muadili GDPR ile birlikte veri sorumlusu olarak adlandırılan kurumları epeyce etkileyecek ve iş yapma pratiklerini epey dönüşüme uğratacak bir öneme sahiptir.

    KVKK’nın Getirdiği Düzenlemeler

    6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, sahibinin izni olmadan kişisel verilerin işlenmesini önleyecek düzenlemeler getirmektedir. Bu kanuna göre bireylerin izni olmadan verilerinin işlenmesi suç olarak değerlendirilmektedir.

    İlgili kurumun bireyin iznini almak istemesi halinde hangi tür verileri alıp hangi amaçlarla kullanacağına dair açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirme yapması gerekmektedir. Aynı zamanda bu bilgilendirme, verilerin kimlerle paylaşılacağı ve ne zamana kadar saklanacağı konularını da kapsamalıdır.

    Bu düzenlemeyi yürütmek üzere oluşturulan Kişisel Verileri Koruma Kurulu verileri toplayan/işleyen kurumları 6698 sayılı KVK kanunu ile kayıt altına alıp regüle edecek. Bilgilerini alıp işleyen/işleten kurumlar ile problem yaşayan veri sahipleri bu resmi kuruma başvurup şikâyette bulunabilecek. Bu kurul, yukarıda bir kısmı belirtilen kuralları uygulamayan kurumlara altı sıfırlı rakamlarla para cezası vermek ve hatta bazı durumlarda kusur, ihmal ve kötü niyet sahibi yetkililere hapis cezasının yolunu açmak gibi yaptırımları uygulama yetkisi olan bir kurum olarak tanımlanmaktadır.

    KVKK’ya neden ihtiyaç duyulmuştur.

    KVKK Hangi Kurumları İlgilendiriyor?

    Gerçek bir kişi ile bağlantısı kurulabilecek yukarıda tanımı verilmiş kişisel verileri alan ve saklayan her kurum bu kanunun kapsamına girmektedir. Bu nedenle bu tür süreçleri işleten kurumların kanuna uyum için bir dizi çalışma yapması gerekmektedir.

    Kanuna Uyum için Yapılması Gerekenler

    Yapılacak çalışmalar şöyle listelenebilir:

    – Tüm bilgi varlıklarının gizlilik, bütünlük ve erişilebilirlik gibi güvenlik işlevlerini sağlamak, yani Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi (BGYS) standartlarına göre çalışmak
    – Müşterilerden alınan/alınacak veri türlerini belirlemek üzere stratejiler oluşturmak
    – Bir veri envanteri oluşturmak

    – Geçmişe dönük olmak üzere- ağ sistemlerindeki yapılandırılmış / yapılandırılmamış TÜM verileri tespit etmek
    – Kayıt altına alınmış kişisel verileri niteliklerine göre sınıflandırmak
    – Geçmişe dönük olmak üzere- verisi saklanmak istenen TÜM müşterilere ulaşmak ve kurumun niyetleri konusunda müşterileri bilgilendirmek
    – Veri işleme amaçları konusunda bilgilendirilen çalışanlar ve müşterilerin rızasını makul yöntemlerle almak
    – Yukarıdakilerin tamamını sürdürülebilir şekilde uygulamak için teknolojiler, politikalar ve sistemler geliştirmek
    – Belli dönemlerde değerlendirme, gözden geçirme ve iç denetim faaliyetleri gerçekleştirmek
    – Belli aralıklarla sistemlerin güvenliğini ve verilerin korunmasını sağlamak adına Penetrasyon/Sızma Testi gibi etkili çalışmalar yapmak
    – İç denetimler, Penetrasyon Testi vb. uygulamalar sonrasında elde edilecek sonuçlar ile kurum yönetim sistemine sürdürülebilirliği sağlayıcı katkılar yapmak

  • LinkedIn Pazarlama Neden Önemli?

    LinkedIn Pazarlama Neden Önemli?

    İş dünyasının en önemli mecralarından bir tanesi olarak görülen LınkedIn’de gerçekleştirilen yepyeni reklamcılık faaliyetleri LinkedIn Pazarlama olarak bilinir. LinkedIn’de genellikle ağın hedef kitleyi oluşturması ve bu alanın çok kurumsal bir mecra olarak görülmesi pazarlamanın önemini kat be kat arttırır. Tetraport olarak LinkedIn’de doğru pazarlama taktikleri ile sizleri başarıya ulaştırmayı hedefliyoruz.

    Ulusla ve uluslararası etki yaratma noktasında çok başarılı bir mecra olan LinkedIn’de iş amacı dışında bir kullanım yok denecek kadar azdır. Bu nedenle pazarlama yaparken gerçekleştireceğiniz aksiyonların başarısızlığı neredeyse imkansızdır. Tetraport olarak LinkedIn’in söz konusu özelliklerini etkili bir şekilde kullanmanızı şiddetle öneriyoruz. Peki, LinkedIn’i değerli kılan sayısal veriler neler?

    LinkedIn Pazarlama Neden Tercih Ediliyor?

    LinkedIn pek çok insan tarafından kullanılmıyor olsa da kitlesi oldukça bilinçli bir sosyal mecra bu nedenle doğru bir pazarlamada başarı oranı %90’lara ulaşıyor. Peki, bu başarıyı sağlayan veriler neler?

    • LinkedIn toplamda 450 milyonu aşkın kullanıcıya sahip oldukça büyük bir alandır.
    • Saniyede 2 yeni kullanıcının katıldığı LinkedIn’in aylık ziyaretçi sayısı 106 milyonu aşıyor.
    • LinnkedIn kullanıcılarınnın neredeyse %15’i bu mecraya her gün giriş sağlıyor.
    • B2B olarak adlandırılan alıcıların yarısına yakını tedarikçileri LinkedIn vasıtası ile buluyor. Bu da LinkedIn pazarlamasını değerli kılıyor.
    • B2B alıcıların %45’i yeni anlaşma sağlayacakları tedarikçileri LinkedIn’den buluyor.

    Yukarıda listelenen özellikleri ile LinkedIn gerçekten önemli bir pazarlama aracı olmayı başarıyor. Bu aracın etkili kullanılması adına Tetraport olarak size gerekli desteği sunuyoruz.

    LinkedIn Pazarlamada Tetraport Farkı!

    Tetraport olarak LinkedIn’in hem B2B hem de B2C alıcılar için önemini biliyoruz. Bu noktada işletmenize değer yaratacak çalışmalar gerçekleştirerek satış performansınızın çok ciddi artış göstermesine katkı sağlıyoruz. LinkedIn’de her geçen gün ortaya çıkan değişiklikleri yakından takip ederek her güncellemeyi sizin lehinize kullanıyoruz. Tetraport olarak uygun hizmetlerimiz ve çözüm odaklı alternatiflerimiz sayesinde alışılmışın dışında olanı hedefliyoruz. Siz de bu hedef için çalışıyorsanız bizi tercih edebilirsiniz. LinkedIn konusunda uzmanlaşmış personelimiz ile iş birliği yaparak en etkili pazarlama çalışmalarını sürdürmek için hemen bizimle iletişime geçin.

  • Nasıl Şahıs Şirketi Kurulur?

     

    Bireysel olarak kurabileceğiniz şahıs şirketleri, anonim veya limited şirketlerden daha küçük bir yapıya sahiptir. Şahıs şirketi kurma süreci, anonim veya limited şirket kurma sürecinden daha az zahmetli ve daha hızlıdır. Daha kısa bir sürede vergi mükellefi olarak şahıs şirketinizi kurabilirsiniz.

    Şahıs Şirketi Kurmanın Avantajları

    Şahıs şirketi kurarken diğer şirket kurulumlarına göre daha az evrağa ihtiyacınız vardır. Daha az maliyetle daha hızlı bir şekilde şirketinizi kurma imkanına sahip olabilirsiniz.

    Kurulan şirkette yetki ve sorumluluklar tamamen bir kişiye aittir. Ayrıca şahıs şirketinin bir diğer avantajı da mali müşavir veya muhasebeci ücretlerinin düşük olmasıdır. Vergi sistemleri kademelidir ve defter tasdik ücretleri düşüktür.

     Şahıs Şirketinin Dezavantajları

    Şahıs şirketinin avantajlarının yanında bazı dezavantajları da vardır. Gelir vergisi kademeli olduğu için, gelir oranı yükseldikçe ödeyeceğiniz vergi oranı da yükselir.

    Gelir oranına endeksli olarak vergi oranınız %35 e kadar yükselebilir. Zira, limited şirketlerde vergi oranı sabit durumdadır.

    Peki Nasıl Şahıs Şirketi Kurulur ?

    Şahıs şirketi kurma aşamasında öncelikli olarak bazı belgeri edinmek zorundasınız. İlk olarak işe başlama bildiri formunu doldurmanız gerekir. İkinci işleminiz iki adet ikametgah belgesi çıkartmak olacaktır. Bu işlemi de gerçekleştirdikten sonra 2 adet noter onaylı nüfus cüzdanı suretine sahip olmanız gerekir. 2 adet imza beyannamesi almanızda şahıs şirketi açabilmeniz için gereken evraklar arasındadır. Son olarak firmayı kuracağınız adres size ait ise tapunuzun fotokopisi eğer size ait değil ise iş yeri olarak kullanacağınız ev ya da ofisin kira kontratına sahip olmanız gereklidir.

    Yukarıdaki belgelerin hepsini bir araya getirdikten sonra ise iş yerinizin alakalı olduğu vergi dairesine bir dilekçe yazmanız gerekecektir.

    Şahıs Şirketi Kurmak İçin Ne Kadar Harcama Yapılır?

    İmza sirküleri, dökümanlar ve bu süreci sizin adınıza yürütecek olan muhasebeci veya mali müşavire ödeyeceğiniz ücretler de dahil toplamda 600 TL – 800 TL miktarları arasında değişebilir.

    Bu miktarlar bölgeye ve muhasebeciye göre değişiklik gösterebilir. İş yapacağınız sektör ve iş alanına göre ticaret odası, esnaf odası vb. odalardan biri veya birkaçına kayıt yaptırmanız da gerekli olabilir. Bu konularda muhasebecinizden daha detaylı bilgiler edinebilirsiniz.

    Şahıs Şirketleri E-Ticaret Sistemi Kurabilir Mi ?

    Yazının bu kısmına kadar bahsettiğimiz aşamaları gerçekleştirdiğiniz takdirde, bir şahıs şirketi sahibi olarak e-ticaret yapabilir ve internetten ürün satabilirsiniz. İlk adımınız bir e-ticaret sitesi kurulumu için gerekli işlemleri gerçekleştirip, sitenizi açmak ve ürünlerinizi sitenizde satışa sunmak olacaktır. Şahıs şirketiniz aracılığı ile bankalara başvuruda bulunarak sanal pos alabilir ve kredi kartı ile de satış yapabilirsiniz.

    Kurmak istediğiniz işini planını tam olarak netleştirmeden şirket kurmak sizin için pek iyi sonuçlar doğurmayabilir. Bu duruma istinaden gerekli plan ve hazırlıkları tamamlayıp daha sonra şirketinizi kurmak daha doğru olacaktır.

  • Sosyal Medya ile İşletmenizi Büyütün

    Sosyal Medya ile İşletmenizi Büyütün

    Sosyal medya, teknolojinin ve internetin devamlı değişim ve gelişim içerisinde olması ile gelişen kitle iletişim araçları arasında yer almaktadır. Dijital pazarlamanın bir kolu olan sosyal medya, kişilerin birbirleri ile iletişim kurmak için yoğun bir şekilde tercih ettiği bir mecradır. Bireyler Instagram, Twitter, Facebook ve Linked In gibi sosyal medya kanallarında çeşitli paylaşımlar yaparak varlıklarını sürdürmektedir. Tarih boyunca insanın olduğu ve yoğun bir şekilde kullandığı her yer bir reklam mecrası olarak ele alınmıştır. Örneğin gazete ve dergilerin yoğun bir şekilde okunduğu ve kullanıldığı dönemde en etkili reklam aracı gazeteler ve dergilerdi. Ancak günümüzde ise kişiler en yoğun olarak sosyal medya ve dijital kanalları tercih etmektedir. Bu doğrultuda markalarında söz konusu alanlarda varlıklarını sürdürerek hedef kitlelerine ulaşmaları gerekmektedir. Peki, işletmeler sosyal medyayı nasıl kullanmalıdır?

    Sosyal Medya Markalar Tarafından Nasıl Kullanılmalıdır?

    Her reklam ve pazarlama kanalının kendine has özellikleri bulunmaktadır. Sosyal medyanın da kendine has özellikleri göz önüne alınarak çeşitli stratejilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda markalar aşağıdaki yolları izleyerek sosyal medyayı doğru bir şekilde kullanabilir.

    Profesyonel Destek Alın

    Günümüzde sosyal medya uzmanlığı ve dijital pazarlama uzmanlığı gibi meslekler ve bu alanlarda hizmet veren işletmeler ver almaktadır. Tetraport olarak biz de bu firmalar arasında ki yerimizi alıyoruz. Sosyal medya çok basit gibi gözükse de çözülmesi zor bir algoritmaya sahiptir ve rekabet son derece yüksektir. Bu nedenle profesyonel bir destek alarak markaların sosyal medya hesaplarını yönetebilmesi mümkündür.

    Hedef Kitle Analizi

    Sosyal medya ile ilgili çalışmalarınıza başlamadan önce mutlaka hedef kitle analizi yapmalısınız. Hedef kitlenizin hangi mecrada bulunduğu sosyal medya stratejileriniz için son derece önemlidir. 

    Kanal Seçin

    Instagram, Twitter ve Facebook gibi çeşitli sosyal medya kanallarının varlığından bahsettik. Bu kapsamda yaptığınız hedef kitle analizi doğrultusunda hedef kitlenizin bulunduğu kanalı tespit etmeli ve o kanalda paylaşımlar yapmalısınız.

    Samimi Bir Dil Kullanın

    Sosyal medya resmi bir yer değildir. Bu nedenle sosyal medya da samimi bir dil kullanarak hedef kitleniz ile samimi bir iletişim kurabilirsiniz.

  • Vergi Usul Kanunu Tebliğlerine göre e-Fatura, e-Defter ve e-Arşiv tanımları nedir?

               Vergi Usul Kanunu Tebliğlerine göre e-Fatura, e-Defter ve e-Arşiv tanımları aşağıdaki gibidir

    • E-fatura, 397 sıra lu VUK Genel Tebliğinde yer alan şartlara uygun olan ve elektronik belge biçiminde oluşturulmuş fatura olarak tanımlanmaktadır. E-Fatura, yeni bir belge türü olmayıp, kağıt fatura ile aynı hukuki niteliklere sahiptir.
    • Elektronik arşiv ise 433 No.lu VUK Genel Tebliğinde yer alan şartlara uygun şekilde

    elektronik ortamda oluşturulan faturanın elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilmesi anlamına gelmektedir E-Fatura, e-fatura sistemine kayıtlı olan mükelleflere düzenlenirken, e-arşiv olarak düzenlenen fatura e-Fatura Uygulamasına kayıtlı olmayan vergi mükelleflerine ve vergi mükellefi olmayanlarla ilgilidir.

    • e-Defter ise Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince tutulması zorunlu olan defterlerin ilgili idareler tarafından belirlenen format ve standartlara uygun biçimde elektronik dosya biçiminde hazırlanması, bastırılmaksızın kaydedilmesi, değişmezliğinin, bütünlüğünün ve kaynağının doğruluğunun garanti altına alınması ve ilgililer nezdinde ispat aracı olarak kullanılabilmesine imkan tanımayı hedefleyen hukuki ve teknik düzenlemeler bütünü olarak tanımlanmaktadır.

    Bugüne kadar Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile yapılan düzenlemelerle aşağıdaki mükelleflere e-defter ve e-fatura uygulaması zorunluluğu getirilmiştir.

    • Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlar,
    • Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31/12/2011 tarihi itibariyle asgari 25 Milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar,
    • Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa veya ithal

    edenler,

    • Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa veya ithal edenlerden 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31/12/2011 tarihi itibariyle asgari 10 Milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar,
    • Elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçme zorunluluğu getirilen mükellefler; tam bölünme, birleşme (devralma şeklinde birleşme ve yeni kuruluş şeklinde birleşme) veya tür (nev?i) değişikliğine gitmeleri halinde devrolunan veya birleşilen tüzel kişi mükellefler ile tam bölünme veya tür (nev?i) değişikliği sonucunda ortaya çıkan yeni tüzel kişi mükellefler,
    • 2014 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler,
    • Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’ndan lisans alan mükellefler (Bayilik lisansı olanlar, münhasıran bu lisansa sahip olmaları nedeniyle bu kapsamda değerlendirilmez).

            Hazine ve Maliye Bakanlığı, e-defter, e-arşiv ve e-fatura uygulamasına dahil olan mükellef sayılarını artırmayı hedeflemektedir. Bu kapsamda halen Gelir İdaresi Başkanlığı internet sayfasında1                   yayınlamakta olduğu Vergi Usul Kanunu Tebliği taslaklarında e-defter, e-fatura ve e-arşiv uygulamasının yaygınlaştırılmasına ilişkin düzenlemelere yer vermektedir.

    Halen yürürlükte olan Vergi Usul Kanunu Tebliğleri ile taslak düzenlemelere göre, bu uygulamaların yaygınlaştırılmasının genel çerçevesi aşağıdaki gibidir.