vergi

  • ERP HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER?

    Biliyorsunuz ki teknoloji her geçen gün daha da gelişiyor. Bu yüzden iş dünyasında bilgi
    teknolojilerinin şirketlerdeki kullanımı da her alandan ve her ölçekten işletmeler için kaçınılmaz hale
    gelmiştir. Bilgi teknolojilerinin, şirketlerin farklı özellikleri için kullanılması bilgisayarlar ve
    sistemlerinin ilk kullanımından bu yana hızlı bir şekilde devam etmektedir. Oldukça hızlı bir şekilde
    değişip gelişen bu rekabet şartları işletmelerdeki ihtiyaçların da artmasına sebep olmuştur. Bu artış ile
    şirketlerde çeşitli işletme işlevlerini bir arada ve birbiriyle uyumlu olarak yürütülmesine de gerek
    duyulmaya başlanmıştır.
    ERP kurumsal kaynak planlaması veya işletme kaynak planlaması olarak tanımlanır. Kurumsal kaynak
    planlaması farklı sektörlerdeki ve çeşitli birimlerdeki işletmelerin kullandığı stok kontrolü, üretim ve
    tedarik yönetimi, muhasebe süreçlerinin birbiriyle bağlantılı hale getirildiği sistemlerdir. İşletmelerin
    bütün verilerine bir araya getirir. ERP yazılımları firmalar için oldukça faydalı ve kullanışlı sistemlerdir.
    ERP sistemleri sadece üretim alanında kullanılıyor diye bilinmektedir. Fakat günümüzde bu sistemler
    çok geniş alana yayılmıştır. Genel olarak farklı verilerin saklandığı bütünleşik veri tabanı kullanırlar.
    ERP sistemlerinin genel özellikleri şirketlerin alanına ve büyüklüğüne değişiklik göstermektedir.
    -Fonksiyonel bir yapıya sahiptir.
    -Tüm sektörleri hedef alan, kurulum sırasında şirketlere göre özelleştirilebilen yazılım paketleridir.
    – İşletim sistemi ve donanımdan bağımsızlardır, fakat ERP üreticilerinin önerip onayladığı donanım ve
    yazılımlar ile birlikte kullanılması, oluşabilecek riskleri en aza indirir.
    -Tekrar eden ve sürekli olan iş süreçlerini destekler.
    Eğer işletmenizin bir ERP sistemine ihtiyacının olduğunu düşünüyor ve şirketinizi başarılı bir şekilde
    yönetmek istiyorsanız, işini son derece başarılı ve titiz bir şekilde ilerleten Tetraport size bu konuda
    yardımcı olacaktır. Şirketinizin ihtiyaçları doğrultusunda sadece bugün ki değil ilerdeki iş potansiyelini
    de göz önünde bulundurarak ERP çözümü üretmeye hazırız.

     
     
     
  • KOLEKTİF ŞİRKET NASIL KURULUR?

    KOLLEKTİF ŞİRKET NEDİR?

    6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu?nun 153 üncü maddesinde ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek maksadıyla sadece gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirisinin mesuliyeti şirket alacaklarına karşı tahdit edilmemiş olan şirketin kolektif şirket olduğu belirtilmiştir.

    KOLEKTİF ŞİRKET NASIL KURULUR?

    Ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanan ve en az iki kişiyle kurulabilen kolektif şirketin ticaret unvanı, bütün ortakların veya hiç olmazsa ortaklardan birinin adı ve soyadıyla şirketi ve nevini gösterecek bir ibareyi ihtiva etmektedir.

    Kolektif şirketlerin kuruluş aşamasında aşağıdaki hususları yerine getirmek zorundadırlar:

    1. Ticaret unvanı seçmek,(Ticaret Unvanı Seçerken Dikkat Edilecek Hususlar)
    2. Ticaret unvanını ve ortakların şirket unvanının altına atacakları imzalarını notere tasdik ettirmek,
    3. Şirket sözleşmesinin on beş gün içinde şirketin faaliyet gösterdiği bölgede yetkili olan ticaret sicili memurluğuna tescil ettirmek ve noter tasdikli imza beyannamesini teslim etmek,
    4. Bütün ortakların fotoğraflı nüfus cüzdanlarının ticaret sicili memurluğuna teslim etmek,
    5. Türk Ticaret Kanunu?nun 157 nci maddesinde gösterilen bilgileri içeren kayıt beyannamesini ticaret sicili memurluğuna teslim etmek,
    6. Ticaret Sicili Tüzüğü?nün 29 uncu maddesine göre düzenlenecek olan taahhütnameyi ticaret sicili memurluğuna teslim etmek,
    7. Şirket kurucularının onaylı nüfus cüzdanı sureti ile ikametgâh ilmühaberlerini ticaret sicili memurluğuna teslim etmek,
    8. İşletmenin faaliyet gösterdiği bölgedeki yetkili olan ticaret odasına veya ticaret ve sanayi odasına kaydolmak,
    9. İşletmenin ve ticaret unvanının tescil edildiğini gösteren ilanın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlatmak,
    10. Vergi dairesi ve sosyal güvenlik kurumu kayıtlarını gerçekleştirmek.

    KOLEKTİF ŞİRKET KURULUŞ İŞLEMLERİ

    Kolektif şirketlerin tescil ve ilan ettirecekleri şirket sözleşmelerinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu?nun 155 inci maddesi gereğince aşağıdaki hususların yer alması gerekmektedir:

    1. Ortakların ad ve soyadları, adresleri, uyrukları,
    2. Şirketin ticaret unvanı,
    3. Şirket merkez adresi,
    4. Şirketin işletme konusu,
    5. Ortakların taahhüt ettikleri sermaye miktarları,
    6. Şirketi temsile yetkili kişilerin ad ve soyadları ile temsil şekilleri.
     
     
     
  • Marka Bilinirliği Artırmada Yapılan Yanlışlar

     

                                     

    E-ticaret sisteminde marka bilinirliğini arttırmak, rekabet halinde bulunduğunuz firmaların önüne geçebilmek ve satışlarınızı arttırabilmek adına çok önemlidir. Marka bilinirliğinizi arttırmak için, dijital pazarlama ile ilgili planlamalar yapıp bu planları doğru bir şekilde hayata geçirmeniz gerekiyor.

    Nitekim, bazı markalar bu çalışmaları yaparken bazı yanlışlar yapıyorlar. Bu çalışmalar sonucunda, marka bilinirliğini arttıramayan firmaların dijital pazarlama alanındaki çalışmalara olan güvenleri de sarsılmış oluyor.

    Marka bilinirliği arttırmak için yapılan çalışmalardaki yanlışları inceleyelim:

    Pahalı Reklamlar Vermek Tek Başına Yeterli Olur

    Etkileşim oranlarını arttırmak, marka bilinirliğini arttırmada önemli bir rol oynamaktadır. Etkileşiminizi arttırarak kullanıcıların aklında yer edinebilir ve yeni alıcılara ulaşabilme fırsatı yakalarsınız. AdWords ve sosyal medya platformlarındaki reklam araçlarıyla, aşırı harcama yapmadan da doğru kurgulanmış reklamlarla etkileşim oranınızı yükseltebilirsiniz.

    Zira, hizmet kalitenizi iyileştirmeniz, satış sonrası desteğinizi rekabet ettiğiniz markalardan daha iyi sunmanız, ürün kalitenizi artırmanız öncelikli olarak yapmanız gerekenler arasındadır. Bu hususlar sağlanmadan sadece reklamlarla etkileşim oranınızı arttırmanız mümkün olmayacaktır.

    Herhangi bir mecrada markanıza reklamlarınızı ısrarla sürdürmeniz, marka bilinirliğinizi arttırmanın aksine marka bilinirliğinize zarar bile verebilir. Online mecralarda devamlı reklam yapmak, reklamları izlettirmeye zorlamak ve bunu çok uzun süre devam ettirmek marka bilinirliğinizi olumsuz yönde etkileyecektir. Bu nedenden dolayı reklamlarınız yayın sürelerini doğru kurgulamalısınız.

    Sosyal Medya Tek Başına Yeterli Olur

    Marka bilinirliğinizi arttırmak adına sosyal medya platformları tek başına yeterli olmayacaktır. Sosyal medya platformlarındaki kullanıcılarla etkileşime geçerek etkileşim oranlarınızı arttırabilirsiniz. Zira, sadece bu alana yatırım yapmanız faydalı olmayacaktır.

    Bu mecralarda sadece markanızı, ürünlerinizi ve hizmetlerinizi tanıtacak içeriklere yönelerek kullanıcıların ilgisini çekemezsiniz. Genellikle iyi vakit geçirmek için kullanılan bu mecralarda bu duruma hitap edecek içerikler oluşturmanız faydalı olacaktır.

    Ne Yapmalı ?

    Öncelikle dijital pazarlama çalışmalarının bir bütün olarak ilerlemesi gerektiğini unutmamalısınız. Bu duruma istinaden tek bir kanala ağırlık vermeniz marka bilinirliğinizi arttırmak adına faydalı olmayacaktır.

    İçerik pazarlaması için çalışmalar yaparken bu çalışmaları sosyal mecralarla desteklemelisiniz. İçerik oluşturup SEO’nuzu güçlendirip, Google üzerinden de trafik almalısınız. Sosyal mecralardaki etkileşiminizi artırmak için reklam çalışmalarının haricinde de doğru kurgulanmış sosyal medya içerikleriyle etkileşiminizi artırmalısınız. AdWords kullanarak da arama sonuçlarında öne çıkmayı unutmamalısınız.

    Çalışmalarınızı bir bütün halinde ilerleterek marka bilinirliği arttırma konusunda başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz.

  • Nasıl Şahıs Şirketi Kurulur?

     

    Bireysel olarak kurabileceğiniz şahıs şirketleri, anonim veya limited şirketlerden daha küçük bir yapıya sahiptir. Şahıs şirketi kurma süreci, anonim veya limited şirket kurma sürecinden daha az zahmetli ve daha hızlıdır. Daha kısa bir sürede vergi mükellefi olarak şahıs şirketinizi kurabilirsiniz.

    Şahıs Şirketi Kurmanın Avantajları

    Şahıs şirketi kurarken diğer şirket kurulumlarına göre daha az evrağa ihtiyacınız vardır. Daha az maliyetle daha hızlı bir şekilde şirketinizi kurma imkanına sahip olabilirsiniz.

    Kurulan şirkette yetki ve sorumluluklar tamamen bir kişiye aittir. Ayrıca şahıs şirketinin bir diğer avantajı da mali müşavir veya muhasebeci ücretlerinin düşük olmasıdır. Vergi sistemleri kademelidir ve defter tasdik ücretleri düşüktür.

     Şahıs Şirketinin Dezavantajları

    Şahıs şirketinin avantajlarının yanında bazı dezavantajları da vardır. Gelir vergisi kademeli olduğu için, gelir oranı yükseldikçe ödeyeceğiniz vergi oranı da yükselir.

    Gelir oranına endeksli olarak vergi oranınız %35 e kadar yükselebilir. Zira, limited şirketlerde vergi oranı sabit durumdadır.

    Peki Nasıl Şahıs Şirketi Kurulur ?

    Şahıs şirketi kurma aşamasında öncelikli olarak bazı belgeri edinmek zorundasınız. İlk olarak işe başlama bildiri formunu doldurmanız gerekir. İkinci işleminiz iki adet ikametgah belgesi çıkartmak olacaktır. Bu işlemi de gerçekleştirdikten sonra 2 adet noter onaylı nüfus cüzdanı suretine sahip olmanız gerekir. 2 adet imza beyannamesi almanızda şahıs şirketi açabilmeniz için gereken evraklar arasındadır. Son olarak firmayı kuracağınız adres size ait ise tapunuzun fotokopisi eğer size ait değil ise iş yeri olarak kullanacağınız ev ya da ofisin kira kontratına sahip olmanız gereklidir.

    Yukarıdaki belgelerin hepsini bir araya getirdikten sonra ise iş yerinizin alakalı olduğu vergi dairesine bir dilekçe yazmanız gerekecektir.

    Şahıs Şirketi Kurmak İçin Ne Kadar Harcama Yapılır?

    İmza sirküleri, dökümanlar ve bu süreci sizin adınıza yürütecek olan muhasebeci veya mali müşavire ödeyeceğiniz ücretler de dahil toplamda 600 TL – 800 TL miktarları arasında değişebilir.

    Bu miktarlar bölgeye ve muhasebeciye göre değişiklik gösterebilir. İş yapacağınız sektör ve iş alanına göre ticaret odası, esnaf odası vb. odalardan biri veya birkaçına kayıt yaptırmanız da gerekli olabilir. Bu konularda muhasebecinizden daha detaylı bilgiler edinebilirsiniz.

    Şahıs Şirketleri E-Ticaret Sistemi Kurabilir Mi ?

    Yazının bu kısmına kadar bahsettiğimiz aşamaları gerçekleştirdiğiniz takdirde, bir şahıs şirketi sahibi olarak e-ticaret yapabilir ve internetten ürün satabilirsiniz. İlk adımınız bir e-ticaret sitesi kurulumu için gerekli işlemleri gerçekleştirip, sitenizi açmak ve ürünlerinizi sitenizde satışa sunmak olacaktır. Şahıs şirketiniz aracılığı ile bankalara başvuruda bulunarak sanal pos alabilir ve kredi kartı ile de satış yapabilirsiniz.

    Kurmak istediğiniz işini planını tam olarak netleştirmeden şirket kurmak sizin için pek iyi sonuçlar doğurmayabilir. Bu duruma istinaden gerekli plan ve hazırlıkları tamamlayıp daha sonra şirketinizi kurmak daha doğru olacaktır.

  • Vergi Usul Kanunu Tebliğlerine göre e-Fatura, e-Defter ve e-Arşiv tanımları nedir?

               Vergi Usul Kanunu Tebliğlerine göre e-Fatura, e-Defter ve e-Arşiv tanımları aşağıdaki gibidir

    • E-fatura, 397 sıra lu VUK Genel Tebliğinde yer alan şartlara uygun olan ve elektronik belge biçiminde oluşturulmuş fatura olarak tanımlanmaktadır. E-Fatura, yeni bir belge türü olmayıp, kağıt fatura ile aynı hukuki niteliklere sahiptir.
    • Elektronik arşiv ise 433 No.lu VUK Genel Tebliğinde yer alan şartlara uygun şekilde

    elektronik ortamda oluşturulan faturanın elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilmesi anlamına gelmektedir E-Fatura, e-fatura sistemine kayıtlı olan mükelleflere düzenlenirken, e-arşiv olarak düzenlenen fatura e-Fatura Uygulamasına kayıtlı olmayan vergi mükelleflerine ve vergi mükellefi olmayanlarla ilgilidir.

    • e-Defter ise Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereğince tutulması zorunlu olan defterlerin ilgili idareler tarafından belirlenen format ve standartlara uygun biçimde elektronik dosya biçiminde hazırlanması, bastırılmaksızın kaydedilmesi, değişmezliğinin, bütünlüğünün ve kaynağının doğruluğunun garanti altına alınması ve ilgililer nezdinde ispat aracı olarak kullanılabilmesine imkan tanımayı hedefleyen hukuki ve teknik düzenlemeler bütünü olarak tanımlanmaktadır.

    Bugüne kadar Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile yapılan düzenlemelerle aşağıdaki mükelleflere e-defter ve e-fatura uygulaması zorunluluğu getirilmiştir.

    • Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlar,
    • Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31/12/2011 tarihi itibariyle asgari 25 Milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar,
    • Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa veya ithal

    edenler,

    • Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa veya ithal edenlerden 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31/12/2011 tarihi itibariyle asgari 10 Milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar,
    • Elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçme zorunluluğu getirilen mükellefler; tam bölünme, birleşme (devralma şeklinde birleşme ve yeni kuruluş şeklinde birleşme) veya tür (nev?i) değişikliğine gitmeleri halinde devrolunan veya birleşilen tüzel kişi mükellefler ile tam bölünme veya tür (nev?i) değişikliği sonucunda ortaya çıkan yeni tüzel kişi mükellefler,
    • 2014 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler,
    • Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’ndan lisans alan mükellefler (Bayilik lisansı olanlar, münhasıran bu lisansa sahip olmaları nedeniyle bu kapsamda değerlendirilmez).

            Hazine ve Maliye Bakanlığı, e-defter, e-arşiv ve e-fatura uygulamasına dahil olan mükellef sayılarını artırmayı hedeflemektedir. Bu kapsamda halen Gelir İdaresi Başkanlığı internet sayfasında1                   yayınlamakta olduğu Vergi Usul Kanunu Tebliği taslaklarında e-defter, e-fatura ve e-arşiv uygulamasının yaygınlaştırılmasına ilişkin düzenlemelere yer vermektedir.

    Halen yürürlükte olan Vergi Usul Kanunu Tebliğleri ile taslak düzenlemelere göre, bu uygulamaların yaygınlaştırılmasının genel çerçevesi aşağıdaki gibidir.